İletişim günlük yaşantımızın en önemli parçasıdır. Duygu, düşünce ve bilgilerimizi sözlü ya da yazılı olarak başkalarıyla paylaştığımız bir etkinliktir. Amaç sadece doğru anlatmak değil aynı zamanda doğru anlaşılmayı hedeflemektir. Bu da biraz daha düşünmek ve tasarlamak demektir. Bazı insanlar sadece konuşmak ya da yazmak adına dili rastgele kullanabilirler. Amaç burada bir şeyi en doğru ve güzel şekliyle yapmaksa bununda bir çalışma gerektiğini herkesin bilmesi gerekir.
Sözlü ya da yazılı iletişimde en önemli unsur sözcüklerdir. Sözcük kapasitesi zengin ve içerikli olan insanlar ,dili doğru, akıcı ve hızlı kullanırlar. Ne demek istediklerini açık ve öz bir şekilde sunabilirler. Onları dinleyenleri sıkmazlar ve sıkıntıya sokmazlar. Sözlü iletişimi vücut dili de tamamlar ya da büyük ölçüde destekler. Bunların yanı sıra tonlama, vurgu sözlü iletişimin en önemli parçalarıdır; çünkü bilgi sözle sadece karşı tarafa yansımaz, aynı zamanda duygulara da değinir. Şöyle ki; kibar ya da kaba ifadeyi tonlama veya vurgu ayarlar. Yazılı anlatıma gelince vücut dili söz konusu olmayacağından insanlar sadece yazılanla yetinmek zorunda kalır, diğer deyişle anlatmak istenilenle anlaşılan farklı olabilir. Yazıyı hazırlayan insanın ifadesi kısa, öz ve anlaşılabilir olması gerekir ki istediği sonucu alabilsin..
Günlük yaşantımızdaki konuşmalarda sözcükler kurallı ya da kuralsız olarak kullanılabilir ve ihtiyaç giderebilirler. Ama aynı şey yazılı olarak yapılırsa ifadenin eksik ya da yanlış anlaşılmasına sebep olabilir. Bu yüzden işini doğru yapmak isteyen insanlar için, her zaman bir plan ve ona ilaveten kurallar önceliklidir. Eğitimli insanların bilgileri ve ona paralel aldıkları eğitimle ifadeleri zengin ve farklıdır. Bu yüzden seçtikleri sözcükler kişiliklerini yansıtır. Eğitimli insan sözcüklerin ne anlama geldiğini iyi bildiği için yazarken ve konuşurken her zaman dikkatli olması gerektiğinin farkındadır.

